30 Temmuz 2017 Pazar

[Online] Kara liste yetmez! FETÖ’cülere hayatı zindan edelim!



“İntikam soğuk yenen bir yemektir”. Ancak soğuk yemek –genelde– pek de lezzetli olmadığından, biz yemeği sıcakken yiyelim.



Tabii, amacımız sadece “yemek” değil; aynı zamanda “dövmek” de. O halde eskilerin “demir sıcakken dövülür” sözüne sığınalım ve basalım tokmağı!

*

“Azınlık insanını kara listeye almayın”, “azınlığı bölmeyin, kutuplaştırmayın” dediğimizde yemediğimiz küfür kalmadı.

Ve hepsinden önemlisi, “mekanizma”nın üstün çabalarıyla “Barikat”, TC’de erişim engeliyle “cezalandırıldı”.

Geçenlerde, dindarlığından ve demokratlığından zerre kuşku duymadığım kadim bir dostum, “Sizin Fethullaçı olmadığınızı herkes biliyor, ama siz de Erdoğan karşıtlığınız yüzünden Fethullah’ı savunacak/aklayacak noktaya geldiniz” diye “çıkışıyordu”.

*

Baştan alalım:

Senelerce “Bu cemaatler/tarikatlar memlekette siyasî rol oynamasın” diyen kimdi?

Yıllardır “TC’nin en geri kalmış ve hoşgörüden uzak kesimlerinde yeşermiş, palazlanmış ve gelişmiş, TC’yi ‘karanlığa’ sürükleyen bu yapılanmalar bizim hoşgörülü, aydınlık yanlısı bölgemize sokulmasın, bunların ‘maya’sı bizde tutmaz; ortaya hilkat garabesi çıkar” diyen kimdi?

“Arap dünyasının İslâm anlayışıyla, Anadolu’nun (bizde de mevcut olan) hoşgörülü/aydınlık İslâm anlayışını karıştırmayalım, yozlaşmayalım” diyen kimdi?

Ve son olarak: Bugün FETÖ olarak adlandırdıkları “örgüt”ten yargılanan ve şu anda tutuklu bulunan diplomatın “kara liste”sinin 1 numarasında olan kimdi? Kimi çalıştığı gazeteden kovdurmak için patronuna müthiş baskılar yaptı. Kime iftiralar atıp, “hesap sormak”la tehdit etti?

Cevap: Bu satırlatın yazarı.

*

Soruyu isterseniz bir de tersten soralım:

Bu “karanlığı” memlekete getirenler, yönetenler, onların dizinin dibinde oturanlar, onlara kurban toplayanlar, destek verenler kimlerdi?

Cevap: Bugün “Barikat”a saldıranlar.

*

Bu “kokuşmuşluk” içerisinde, bazılarının “kendilerini” garantiye almak adına susmaları ve bu teröre göz yummaları affedilir değildir.

Ve bu efendiler, Tarih Baba karşısında hesap vereceklerdir.

*

“Erdoğan düşmanlığı” ve “Fethullah savunuculuğu” meselesine gelince:

Kimse kusur görmesin ama, yüzlerce yoldaşımı haksız yere işinden atmış, damadımı Gülen’in yayın organlarında teknik servis elemanı olarak çalıştı diye işkencelere sevk eden, Ahmet Altan’dan Sevan Nişanyan’a TC’nin en onurlu aydınlarını uyduruk gerekçelerle hapislere tıkan, kendinden olanı ranta, kendine muhalif olanı zulme boğan bir diktatöre karşı suskun kalmamı kimse beklemesin. Tıpkı Sisi’ye ve Netenyahu’ya karşı “suskun” kalmadığım gibi.

Yine aynı şekilde, Gülen zihniyetine de karşı çıktığım gibi, Batı Trakyalı olup da yolu Gülen cemaatiyle kesişmiş insanların cezalanmasına suskun kalmamı kimse beklemesin.

Çünkü benim için önemli olan insandır, vicdandır; özellikle de söz konusu yurdum insanı ve memleketimse.

*

Diğer gözü dönmüş “her dönemin adamları”na gelince...

Kendilerine mesajım şudur:

“FETÖ’cü” diye suçladığınız insanların arkasından konuşup/yaftalayıp yüzlerine gülmekle kalmayın. Daha da ileri gidin: Mağazalarından alışveriş yapmayın, işçi olarak çalıştıkları mekânlardan kovulmaları için baskı oluşturun, köyde/kahvede/sokakta selâm vermeyin hatta gücünüz yeterse suratlarına tükürün...

Olur da, belki memleketteki bu “cadı avı” ve “insanı insana kırdırma” taktiği karşısında bu halk uyanır da, sizi tükürüğüyle boğar!



Mustafa Çolak

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder